haberistihbarat.com-haberin yeni yüzü
Son Dakika
Tekin: Baykal'a Başbakanlık teklif edildi 19 Mayıs skandalına anında soruşturma! Galatasaray beni istiyor itirafı Dünyanın en pahalı evi Mustafa Kamalak trafik kazası geçirdi Aziz Yıldırım yeniden başkan Uludere olayı öncesi karakola telefon Dondurma almak için helikopterle acil iniş Akalın: Madonna'ya rezil olmayalım Özel okulda çocuğu olan yandı!
Fethullah Gülen'den Fenerbahçe cevabı
 
Yeni haftada hava nasıl olacak?
 
Şehit oğlunun mezarını bekliyor
 
Jandarma Kato'ya girdi
NE GÜNLERE KALDIK
 
NE GÜNLERE KALDIK
Başbakan Erdoğan'ın Uludere konuşmasına Ahmet Altan ağır eleştiriler getirirken, Ertuğrul Özkök ise konuşmayı övdü
4 Ocak 2012 Çarşamba 14:03
Facebook
Google
Twitter
Yazdır

  Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, dün partisinin TBMM Grubu toplantısında yaptığı konuşmaya tezat bakışlar Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan ve Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök'ten geldi. Ahmet Altan, Erdoğan'ın Uludere olayıyla ilgili konuşmasını ağır bir dille eleştirirken, Özkök ise bu konuşmayı coşkuyla övdü.

İşte birbirine taban tabana zıt o iki yazı:

SAYIN BAŞBAKAN, SİZDEN BEKLEDİĞİMİZ DURUŞ BUDUR

ERTUĞRUL ÖZKÖK

- Dün Başbakan Tayyip Erdoğan'ın grup konuşmasını dinlerken içimden şu geçti: "İşte budur..."
Uludere'deki elim olay konusunda, her önüne gelenin küçük, küçücük, mide bulandırıcı bir popülizm yaptığı günlerde, ülkenin başbakanından beklenen ses budur.
Ne mi? Onu da açık açık özetleyeyim:

- Evet, orada vahim bir hata yapılmıştır.

- Ama bu ülkenin ordusu, güvenlik güçleri, silahlı bir örgüte karşı görevini yapmaktadır.

- O görevi onlara kim mi vermiştir? Ülkenin seçimle işbaşına gelmiş sivil hükümeti.

- Bu bir savaştır ve her savaşta ne yazık ki hatalar olmaktadır. Dünyanın en gelişmiş ordusuna sahip Amerika bile geçmişte bundan daha ağır hatalar yapmıştır.

- Evet bu hatanın üzerine gidilmeli, sonuna kadar araştırılmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalıdır

- Ama bunu yaparken, orada savaşan insanların gururunu, moralini tarumar edecek sorumsuzluklardan kaçınılmalıdır.

- O insanlar orada kahramanca bir mücadele vermektedir. Bu mücadele sizin, benim, onun, bunun siyasi ideolojisine, düşüncesine uygun olmayabilir. Ama o görevi ona bu ülke vermiştir.

- O nedenle Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın orada savaşan insanların arkasında durması doğrudur ve alkışlanması gereken bir duruştur.

- En üzücü olanı, artık Cumhuriyet ordusunu savunmanın bile cesaret kabul edilecek hale gelmiş olmasıdır.

- Evet Sayın Başbakan. Doğru olanı yaptınız. Siz ordumuzun arkasında durdunuz; biz de sizin arkanızdayız. Orada kahramanca savaşan subaylarımızı, çocuklarımızı bir avuç aydına, bir avuç ona buna yedirtmeyeceğiz...

DEVLET YARDAKÇILIĞI VE AHLAK


AHMET ALTAN

Devletin içindeki zehri temizlemeden o devleti on yıl boyunca yönetmeye kalkarsan, o devletin en tepesine tırmanabilmek için kendi halkına arkanı döner, devletin yardakçılığına soyunursan, o zehir kaçınılmaz olarak senin damarlarına da akar.

Sen de zehirlenirsin.

Zehirlenmiş bir devletin zehirlenmiş bir parçası haline gelirsin.

O zaman başlarsın tehditlere, yalanlara, saptırmalara, iftiralara.

O yönettiğini sandığın devlet senin emrinde halkını bombalar, sen devlete sahip çıkarsın.

Bir özür bile dilemezsin.

Senin başbakanlığını yaptığın devlet bu ülkenin 35 çocuğunu bombalarla parçaladı.

Ya seni kendi yönetimindeki devlet tuzağa düşürdü...

Ya sen bile bile öldürttün.

Hangisi?

Biz senin “tuzağa düşürüldüğünü” düşünüyorduk ama sen bombacılara sahip çıkarak, gerçekleri halkından saklayarak, olayları saptırarak, “tuzağa düşmediğini” anlattın bize.

O zaman öldürülen çocukların hesabını ver.

“Devlet halkını bombalamadı” diye tepineceğine, devlet halkı nasıl bombaladı onu anlat.

O insanların ölüm emrini kim verdi?

Niye verdi?

“Tugay komutanımla konuştum” diyorsun, tugay komutanın sana “bir dakika başbakanım, sınır karakoluna bir sorayım, orada gerçek kaçakçılar var mı” demedi mi?

Demediyse niye demedi?

Niye bombardıman başlamadan önce durumu kontrol etmedi?

Sordun mu bunu o senin “tugay komutanına”?

Sen milletin bir parçasıydın işbaşına geldiğinde, devletin bu millete yaptıklarına karşı çıkıyordun, gidip milletinle konuşuyor, milletine danışıyordun, devletin suçunu saklamaya çalışmıyor, devletin suçlarını aydınlatmaya, engellemeye uğraşıyordun, şimdi devlet yardakçılığına soyununca sadece istihbaratçınla, generalinle, “komutanınla” konuşuyorsun.

Sorsana o köydeki insanlara o gece neler olduğunu.

Bak BDP Eşbaşkanı Demirtaş sormuş: “Son bir aydır her gün gidiyorlar. Son bir aydır karakol izin vermiş durumda. 50 ve 100’er kişilik gruplar her gün katırlarla gidiyorlar. 28 aralıkta öğlen saatinde devletin karakolunun önünden gidiyorlar. Kaç kişinin gittiğini karakol biliyor. İki yol var, ikisi de karakolun önünden geçiyor. Bunların hepsi tanık anlatımıdır. Alışverişini yapıyorlar, geri geliyorlar. Öğlen geçtikleri iki yol da akşam saatlerine doğru köyün girişinde askerler tarafından kapatılıyor. İlk köylü grubu köye girmek üzereyken onlara kılavuzluk yapan bir kişi ‘Askerler köyü kapatmışlar, bekleyin’ diyor. Askerler mallarına el koyarlar diye bekliyorlar.”

Sana “komutanların” bunları anlatmıyor, değil mi?

Anlatıyorlarsa da sen bize anlatmıyorsun.

Biz senin dün yaptığın konuşmadan Uludere ile ilgili ne öğrendik?

Hiçbir şey.

Bir sürü boş laf.

Manasız bir bağırış çağırış.

Bu devletin zehrini yutan, milletiyle böyle konuşur zaten, korkutmaya çalışır, tehditler yağdırır, iftiralar atar.

Senin “komutanların” bunları daha önce çok yaptı, şimdi onların yerine sen yapıyorsun, yaşadığımız “büyük değişim” bu oldu, gerçek generaller yerine “sivil postuna bürünmüş generaller” çıkıyor artık karşımıza.

Bize, o sınır karakolunun varlığından haberdar olduğu 35 çocuğu nasıl, neden, kimin emriyle öldürttüğünüzü anlatmıyorsun, o akşam sınır karakoluna neden danışmadığınızı anlatmıyorsun, danıştıysanız karakolun size gerçeği niye söylemediğini anlatmıyorsun, yanlış istihbaratın nereden geldiğini anlatmıyorsun, o istihbaratı neden “çek edemediğinizi” anlatmıyorsun, sen bize hiçbir şey anlatmıyorsun bu katliamla ilgili.

Bu çocukları niye öldürdünüz, bize bunu söyle.

Niye bir özür bile dilemediniz?

Bu umursamaz, aldırmaz, devlet yardakçısı hallerinizle bütün bir Kürt halkını da kurban haline getirdiniz, sadece o çocukları bombalayarak değil, o bombardımandan sonraki o korkunç umursamazlığınızla bu ülkeyi hiç kimsenin beceremeyeceği biçimde böldünüz.

Ölenler Türk askeri olsa o kürsüde öyle mi konuşacaktın?

Askeri sivilden, Türk’ü Kürt’ten üstün gördüğün için öyle konuştun, senin gibiler yıllardır öyle gördüğü için zaten bu ülkenin acıları hiç dinmiyor.

Yazık sana, şu düştüğün hale bak, milletin yiğidiydin, devletin oyuncağı oldun.

Bir de kalkmış hiç yüzün kızarmadan bizim gazeteye laf ediyorsun, “bizim gazetenin arkasındakileri, emelleri, amelleri biliyormuşsun”.

Bu gazetenin “arkasındakilerle”, gizli emelleriyle, amelleriyle ilgili ne biliyorsan dürüst bir adam gibi lafı dolaştırmadan açıkla.

Açıklayamazsın çünkü yalan söylüyorsun.

28 Şubat’ın andıççı generalleri gibi iftira atıyor, kendi ahlakından da hepimizi kuşkuya düşürüyorsun.

Değer miydi bir Köşk için bu zillete?

Değer miydi gidip devletin zehrini içmeye?

Bak sen de zehirlendin sonunda.

Anahtar Kelimeler hürriyet, ertuğrul özkök, Başbakan Tayyip Erdoğan, ahmet altan, taraf, uludere olayı
Bu haber toplam 31 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
YazarlarMisafir Yazarlar
Anket
GÜNDE KAÇ SAAT BİLGİSAYAR KULLANIYORSUNUZ
1 SAAT
2 SAAT
3 SAAT
4 SAATEN ÇOK
1 SAATTEN AZ
Namaz Vakitleri
İmsak
3:45
Güneş
5:36
Öğlen
13:08
İkindi
17:02
Akşam
20:27
Yatsı
22:08
Çok Yorumlananlar
Çok Okunanlar
Videogaleri
Fotogaleri
Finans
İMKB 100
56935
USD ALIŞ
1.8300
USD SATIŞ
1.8400
EURO ALIŞ
2.3350
EURO SATIŞ
2.3500
POUND ALIŞ
2.8780
POUND SATIŞ
2.9200
ALTIN ALIŞ
94.2430
ALTIN SATIŞ
94.6820
Tarihte Bugün
639 Ashina Jiesheshuai ve yandaşları Tang imparatoru Tai Tsung'un yaz sarayı Chiucheng Sarayını bastılar.
Lig Puan Durumu
 
TAKIM
O
G
B
M
P
 1
GALATASARAY
34
23
8
3
77
 2
FENERBAHÇE
34
20
8
6
68
 3
TRABZONSPOR
34
15
11
8
56
 4
BEŞİKTAŞ
34
15
10
9
55
 5
ESKİŞEHİRSPOR
34
14
8
12
50
 6
İSTANBUL BBSK
34
14
8
12
50
 7
SİVASSPOR
34
13
11
10
50
 8
BURSASPOR
34
13
10
11
49
 9
GENÇLERBİRLİĞİ
34
13
10
11
49
 10
GAZİANTEPSPOR
34
13
9
12
48
Sayısal Loto
12.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 02 10 14 28 41
Şans Topu
16.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
12 22 28 29 33 + 11
On Numara
14.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
03 06 09 11 13 19 20 26 28 34 38 41 43 45 46 49 52 59 60 68 73 74
Süper Loto
17.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 20 35 46 49 54
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur