haberistihbarat.com-haberin yeni yüzü
Son Dakika
19 Mayıs skandalına anında soruşturma! Galatasaray beni istiyor itirafı Dünyanın en pahalı evi Mustafa Kamalak trafik kazası geçirdi Aziz Yıldırım yeniden başkan Uludere olayı öncesi karakola telefon Dondurma almak için helikopterle acil iniş Akalın: Madonna'ya rezil olmayalım Özel okulda çocuğu olan yandı! 14 yıllık küslük bitti
Fethullah Gülen'den Fenerbahçe cevabı
 
Yeni haftada hava nasıl olacak?
 
Şehit oğlunun mezarını bekliyor
 
Jandarma Kato'ya girdi
Hrant'ın arkadaşları Hrant'ı taşımakta zorlandı
 
Hrant'ın arkadaşları Hrant'ı taşımakta zorlandı
Etyen Mahçupyan: Hrant'ın arkadaşları onları kuşatan kavruk solculuğun içine sıkıştılar...
2 Şubat 2012 Perşembe 20:22
Facebook
Google
Twitter
Yazdır

Hrant'ın öldürülmesi sonrasında en beklenmedik ve bu cinayetin beklenen işlevini tümüyle tersine çeviren olay muhakkak ki cenaze merasiminin yüzbinleri geçen bir kitle ile yapılmasıydı.

Toplumun her kesimden insanlarının verdiği bu spontan tepki, cinayeti milliyetçiliğin tetiklenmesi için kullanılabilecek bir araç olmaktan çıkardı. Aksine bu ölüm bir anda, toplumun kendi namusunu arama sembolüne dönüştü. Bu noktada toplumsal vicdana kredi vermek ne denli gerekliyse, daha ilk andan bir grup insanın fedakârca sahiplenme ve mobilizasyon çabasının da hakkını teslim etmek gerekir. Kendilerine 'Hrant'ın arkadaşları' diyen bu grup anma etkinliklerini düzenlediler ve mahkemenin her celsesinde hazır bulunup seslerini kamuoyuna duyurdular. Türkiye bu tür sivil insiyatiflere çok alışık bir ülke değil... O nedenle bu dinamiğin de çevreden kaynaklanan kendine özgü sorunları oldu. Ancak gelinen noktada mahkeme kararının yarattığı infialin ve belki de yeniden açılacak soruşturmaların ardında Hrant'ın arkadaşlarının emeği olduğu göz ardı edilemez.

Ne var ki Hrant'ın arkadaşları davayı sahiplendikleri oranda Hrant'ı taşımakta zorlandılar. Çünkü Hrant'ın toplumsal sahiplenmesi onu 'cinayete kurban giden sosyalist bir Ermeni' tanımına oturttu. Tabii ki bu özel bir Ermeni'ydi ama özelliği karakteriyle sınırlı kaldı ve ideolojik olarak sosyalist bakışın parçası olarak sunuldu. Oysa Hrant'ın sosyalistliği 1990'lı yılların ortalarında sönmeye başlamış, solculuk mağdurların yanında durmayı ima eden ahlakî bir tavra dönüşmüş, ortaya çıkan boşluğu ise Ermeni kültürünü merkeze alan bir Anadolu belleği inşası hayali doldurmaya başlamıştı. Daha sonraki yıllarda Hrant demokratlığı bu bellek inşasının meşru zemini olarak gördü ve o noktadan itibaren de sosyalizm onun için nostaljik bir gençlik romantizmi anısına dönüştü. Sorulduğunda "tabii ki solcu" olduğunu söylerdi ama artık sosyalizmin ne denli solculuk olduğu konusunda epeyce kuşkuları vardı. Çünkü solculuk giderek onun için demokratlığın parçası haline gelmiş, geçmişte klişe olarak kullanılan söylem tersine dönmüştü. Yani solcu olunduğu için demokrat olunamıyor, tersine ancak demokrat olunduğunda gerçek anlamda solcu olunabiliyordu.

Dolayısıyla AB'ye üyeliğin hararetli takipçisi ve destekçisi oldu. Bütün konuşmalarında devletin toplum üzerindeki tahakkümünü vurgularken, asıl tehlike olarak milliyetçiliğe işaret etti ve İslamî kesimin bu tehdidi bertaraf edebilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Eğer yaşasaydı en ufak bir kuşku yok ki, örneğin 12 Eylül referandumunda 'evet' diyecek ve muhtemelen 'yetmez ama' kısmını da gönül rahatlığıyla atacaktı. Çünkü o zamana kadar bütün yazdıkları ve söyledikleri bu tercihi ima eden tutarlı bir çizginin üzerinde kalmıştı ve Ergenekon sürecini de her boyutuyla iliklerinde hissediyordu.

Hrant'ın arkadaşları ise onları kuşatan kavruk solculuğun içine sıkıştılar. İçi boşalmış, siyaset aracı kılınmış bir sol bakışın marazi laiklikle özdeşleşme eğilimini muhtemelen idrak etmelerine rağmen bu gidişi engelleyemediler. Nitekim, nasıl Susurluk vakasında devletin kirliliğine karşı çıkış bir anda İslami kesim karşıtı bir laiklik gösterisine dönüştüyse, aynı şekilde Hrant'ın sahiplenilmesi de hükümet karşıtı marazi laikliğin 'sol' kisvesi altında yeniden üretilmesine vesile oldu. Ne siyaseten ne de ahlaken Hrant'ın yanında duramayacak olanlar, yaşarken en basit empatiyi bile ondan esirgeyenler, hem ideolojik hem kimlik olarak onu aşağılayanlar bugün 'solcu' kılıklarıyla arz-ı endam ediyorlar ve bir anda 'arkadaşı' haline geliyorlar.

Bu sonucun tüm sorumluluğu Hrant'ın arkadaşlarının omuzlarında değil... Ama onların da bu araçsallaştırma ve kullanma ortamında çaresiz kalmaları etkili oldu. Sonuçta Hrant'ın arkadaşları bir 'sol' kuşatmanın etkisi altında kalırken, Hrant'ın çizgisinden yürümek zorlaştı ve Hrant bu çevrelerin çizgisinin parçası kılındı. Hrant'ı anlamlı kılan şey, devlete yönelik eleştirisinden çok daha fazla, onun topluma dokunma, özellikle geniş muhafazakâr kitlenin yüreğine seslenmesiydi. Hrant'ın arkadaşlarından ille bunu becermeleri beklenemezdi ama belki de solun sekter dünyasını aşan bir katılım yelpazesinde ısrarcı olmaları beklenebilirdi. Devlet ve giderek hükümet eleştirisi bu ülkede solcular tarafından onyıllardır yapılıyor ama toplum nezdinde etkisiz kalmaktan, yabancılaşmayı ifade etmekten öte gidemiyor. Marifet bu eleştiriyi toplumun vicdanının parçası kılmaktı ve Hrant'ın marifeti de buydu... Ne yazık ki Hrant'ın kolay üstlenilen yarısı ile yetinilmiş oldu ve onun toplum zihnindeki yürüyüşüne destek verilemedi.

Madalyonun bir yüzünde saygı duyulması gereken, teşekkürü hak eden bir çaba var... Öteki yüzünde de Hrant'ın 'daraltılmasını' ima eden bir yeniden tanımlama... Hrant kısıtlı bir çevrenin siyaset yapmasının zemini oldu. Oysa siyaseti açmanın zemini olabilirdi.

Hrant'ı bu topraklardan kazımak mümkün değil. Ama eğer bir klişeye indirgenmeyecekse, bundan sonrası derin Anadolu'nun ona dokunmasını gerektiriyor.

ETYEN MAHÇUPYAN - ZAMAN 

Anahtar Kelimeler Etyen Mahçupyan, hrant dink, Hrantın Arkadaşları, 12 eylül, 12 Eylül Anayasa referandumu, yetmez ama evet
Bu haber toplam 44 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
YazarlarMisafir Yazarlar
Anket
GÜNDE KAÇ SAAT BİLGİSAYAR KULLANIYORSUNUZ
1 SAAT
2 SAAT
3 SAAT
4 SAATEN ÇOK
1 SAATTEN AZ
Namaz Vakitleri
İmsak
3:45
Güneş
5:36
Öğlen
13:08
İkindi
17:02
Akşam
20:27
Yatsı
22:08
Çok Yorumlananlar
Çok Okunanlar
Videogaleri
Fotogaleri
Finans
İMKB 100
56935
USD ALIŞ
1.8300
USD SATIŞ
1.8400
EURO ALIŞ
2.3350
EURO SATIŞ
2.3500
POUND ALIŞ
2.8780
POUND SATIŞ
2.9200
ALTIN ALIŞ
94.2430
ALTIN SATIŞ
94.6820
Tarihte Bugün
639 Ashina Jiesheshuai ve yandaşları Tang imparatoru Tai Tsung'un yaz sarayı Chiucheng Sarayını bastılar.
Lig Puan Durumu
 
TAKIM
O
G
B
M
P
 1
GALATASARAY
34
23
8
3
77
 2
FENERBAHÇE
34
20
8
6
68
 3
TRABZONSPOR
34
15
11
8
56
 4
BEŞİKTAŞ
34
15
10
9
55
 5
ESKİŞEHİRSPOR
34
14
8
12
50
 6
İSTANBUL BBSK
34
14
8
12
50
 7
SİVASSPOR
34
13
11
10
50
 8
BURSASPOR
34
13
10
11
49
 9
GENÇLERBİRLİĞİ
34
13
10
11
49
 10
GAZİANTEPSPOR
34
13
9
12
48
Sayısal Loto
12.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 02 10 14 28 41
Şans Topu
16.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
12 22 28 29 33 + 11
On Numara
14.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
03 06 09 11 13 19 20 26 28 34 38 41 43 45 46 49 52 59 60 68 73 74
Süper Loto
17.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 20 35 46 49 54
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur